25 Aralık 2017 Pazartesi


Türkiye’nin 3D yazıcı markası Zaxe’nin X1 modeli, seri üretime geçen ilk yerli üretim sertifikalı 3D yazıcı olma özelliğini taşıyor. X1, kolay kullanımı ve tasarımıyla Türkiye’deki birçok sanayi, Ar-Ge merkezi, sağlık ve eğitim kurumunun öncelikli tercihi oluyor.

Türkiye’nin 3D yazıcı markası Zaxe’nin, seri üretime geçirdiği ilk yerli 3D yazıcı modeli X1 üstün baskı teknolojisi, kolay kullanımı ve tasarımıyla dikkatleri üzerine çekiyor. Siyah renkli kasasının yanında kırmızı renk seçeneği de bulunan X1’de, kablosuz ağ ile uzaktan kontrol, otomatik güncelleme ve bulut bağlantısı bulunuyor. Zaxe X1’de basit ve anlaşılabilir Türkçe ara yüz ve renkli dokunmatik ekran ile kullanıcı odaklı tasarım sağlanırken, Zaxe’nin kendine özel yazılımı Zaxe Desktop ile çok kısa sürede modeller baskıya hazır hala gelebiliyor.

Zaxe X1, Türkiye’deki birçok sanayi, Ar-Ge merkezi, sağlık ve eğitim kurumunun öncelikli tercihi olmaya devam ediyor.

Fiyatı biraz tuzlu olan yazıcıyı Hepsi Burada'dan 10 bin lira civarına temin etmek mümkün.

Hemen ekleyeyim. Türkiye'de üretim yapmak ve teknolojik gelişmeler için çalışmak son derece önemli ve desteklenmesi gereken bir durum. Bu güzel ürünün rekabetçi fiyatlarla dünya pazarında bolca satılmasını diliyorum.

6 Kasım 2017 Pazartesi



Marsh, tarafından yapılan çalışmaya göre gıda ve içecek sektöründe, üretim sürecinde oluşan kirlilikten siber saldırılara uzanan birtakım risklerin söz konusu olduğu belirtiliyor. Bu anlamda en çok konuşulan konuların başında siber suçluların son dönemde yiyecek ve içecek şirketlerini para sızdırmak ve kar elde etmek için hedef almaları geliyor. Yiyecek ve içecek sektöründe yer alan şirketlerin, her ne kadar sorunları tamamen ortadan kaldıramasa da alınacak bazı önlemlerle gelir ve itibar kaybını en aza indirebilecekleri kaydediliyor.

Siber Saldırılarda Yeni Hedef
Yiyecek ve İçecek Sektörü!


Merkezi ABD’de bulunan Marsh Sigorta’nın yaptığı son araştırmaya göre, yakın gelecekte siber saldırıların yiyecek ve içecek sektörüne çok daha büyük zararlar vereceği belirtildi. Bu risklerden doğabilecek zararların, iş süreçlerini sekteye uğratmaktan gelir kayıplarına kadar yayılabileceği belirtiliyor. Yiyecek ve içecek şirketlerinin riskleri azaltma konusunda alabilecekleri bazı önlemler bulunuyor. Bunların başında ise dosya yedekleme, güncel yazılımların kullanılması, çalışanların bilinçlendirilmesi ve herhangi bir olumsuz durumda devreye alınacak müdahale planlaması yapılması yer alıyor.

Teknolojik Gelişmelerin Sektöre Etkisi İyi oldu ama...

Geçtiğimiz 10 yılda, iş dünyası teknolojinin güvenilirliğini esas alarak çok sayıda adım attı ve hemen hemen tüm şirketler altyapılarını teknolojiye uygun olarak değiştirdi. Yiyecek ve içecek üreticileri ve sektörün yan unsurları üretim hatlarını çalıştırmak ve üretim süreçlerini izlemek için bilgisayarları kullanmaya başladı. Bugün sadece büyük ölçekli üreticiler değil; örneğin restoranlar da müşteri işlemlerini yönetmek, rezervasyonlar, envanter ve diğer önemli işleri için teknolojiye bağımlı haldeler.

Siber Suçlular Sahnede!

Yiyecek ve içecek sektöründe teknolojinin kalıcı bir yer edinmesi siber saldırılar için yeni bir erişim ağının kapılarını açtı. Siber suçlular şimdilerde hem yiyecek ve içecek üreticilerini hem de restoranları hedef alıyor ve yeni ‘kazanç kapısı’ olarak büyük karlılıkların görüldüğü bu sektöre yoğun ilgi gösteriyor. Siber ataklar nedeniyle zarar gören MARSH işletmeler ya da üreticiler için ise sorunlar farklı şekilde ortaya çıkabiliyor: yolsuzluk, veri kaybı, artık işlerliğini kaybetmiş bilgisayar ve teknoloji ekipmanlarının değişimi, iş kesintisi ve arkasından gelecek gelir kaybı. Benzer örneklerin sık sık yaşanmasının ardından özellikle sabit kıymet sigortaları da kapsamlarını genişletti ve fiziksel zarardan ziyade siber saldırılar nedeniyle zarar gören işletmeler için yeni planlamalar yapmaya başladı.

Aklınızda Bulunsun

Yakın zamanda bir takım sabit kıymet sigorta şirketleri siber saldırıların teminat kapsamında karşılanacağı taahhüdünde bulundu.

27 Eylül 2017 Çarşamba

Kilsan Blog'da ilginç bir ürün gördüm az önce. Mimari açıdan olduğu kadar fonksiyonel bir hoparlör üretmişler.

Bulut şeklindeki hoparlör'e bluetooth üzerinden bağlanıp özelliklerini kontrol etmek mümkün.

Bulut çeşitli renkte ışık vermeye ayarlanabildiği gibi şimşek çakma efektlerine de sahip. Müzikle birlikte istenen renkte ışık da saçabiliyor.

Richard Clarkson tarafından tasarlanan cihaz, güçlü bir ses sistemi barındırıyor. İstenilen ışık ve renge adapte olabilen hoparlörler uzaktan kumanda ediliyor ve havadayken şarj edilebiliyor. İstenildiğinde farklı ortam seslerine, sesli sistemlere ve çevredeki diğer Bulut hoparlörlere de tepki verebiliyor.

Güzel bir fikir. Teknolojik öteberi ile dolan evlerde görüntü kirliliği yaratmadan ortamı şenlendirecek bir zamazingo gibi duruyor.

24 Mayıs 2017 Çarşamba


Telefon, kasası, metalden üretilmiş bir gövde ve çerçeveye sahip. 5,5 inch ekranlı telefonlardan sadece bir kaç milim büyük. Ancak ekranı 5,9 inç. Full HD olan ekranı güncel modellere göre düşük çözünürlükte bu durum fiyat performans açısından düşünülmüş olmalı. Benim yakın görmede problemim olduğundan aradaki farkı anlamam zaten mümkün olmadığından çok dert etmiyorum :) Tek elle kolay kullanım sağlamak için ekrandaki görüntü küçülebiliyor. Bana yine yakın görme sorunum nedeniyle pratik gelmedi. Zaten bir kere şan eseri nasıl yapıldığını buldum bir daha bulamadım. :)

Tek elle kullanımı açmak için: 

Ekranın en alt kısmında soldan sağa parmağınızı sürtmek yetiyor. Tam tersini yapınca da eski haline geliyor.

Bu ve benzeri incik cincik özellikleri bulmak için ayarlar menüsü altındaki akıllı yardımdan yararlanmak işinizi kolaylaştırıyor.

Telefonun en önemli özelliği arka tarafta çift kamera olması. Ancak kameralar LEICA marka! Biri siyah beyaz (20 mp) diğeri ise renkli (12 mp). Sanırım bu güne kadar hepimiz megapiksel konusunun kameralarda o kadar da önemli olmadığını, asıl önemli olanın optik kalitesi olduğunu öğrendik. Ek olarak isterseniz DSLR kameralardaki gibi RAW format fotoğraf kaydedebiliyorsunuz. bir objeye odaklayıp arka planı bulanıklaştıran bir modu var. Böyle çektiğiniz fotoğrafları daha sonra yeniden odak noktasını değiştirip arka planın bulanıklığını artırıp, azaltabiliyorsunuz. Odaklamada gerekirse lazer kullanabiliyor. Karanlık ortamlarda çekimler yaparken fazla gürültü ortaya çıkartmıyor.

Leica, film kullanan kameralar zamanından beri bilinen en iyi fotoğraf makinesi üreticilerinden birisidir. Hatta fotoğrafçılık mesleğinin profesyonelleri ona ayrı bir saygı ve sevgi duyar. Buyurun bir adet kalemlik yakın çekimi hemen yanda. Dikkat ederseniz arka plan bulanık. Dilerseniz çektiğiniz resmi sonradan yeniden odaklamak mümkün. Mesela kalemlere değil de arkadaki bant dispanserine odaklı hale getirebiliyorsunuz fotoğrafı.

Dolayısıyla özenerek baktığınız hoş derinlikli yakın plan fotoğraflar çekmek ve onlarla istediğiniz gibi oynamak oldukça basitleştirilmiş.

Filmleri çekerken 60 kare/saniye özelliğini kullanıp çok net full HD çekimler yapmak mümkün. Diğer yandan 4K çekimler de yapabilen bir telefon. Yakında salonlarımızda yerlerini allabilecek 4k TV'ler için hazırlık olarak düşünebilirsiniz. Çok değil 10 yıl kadar önce zamanın akıllı telefonları sadece cif (352x240 piksel) görüntü alabiliyordu. Gerçi ilk dijital kameram da 640x480 pikseldi. :)


Aşağıda ise Afrika'nın çatlak topraklarından aldığım bir görüntüyü inceleyebilirsiniz.

Ön kamerası 8 megapiksel. Güzelleştirip çekme modu var. bende pek işe yaramıyor ama sanırım işe yarayıp, çekeni güzelleştirebiliyor olmalı!

Pil 4 amper! Eğer pil koruma modlarını kullanırsanız 2 güne kadar dayanabiliyor. 3 amperlik pili olan bir telefona göre daha iyi olduğunu söyleyebilirim. Ama günümüzde elimizden düşürmediğimiz telefonların asıl ihtiyacı çabuk dolan bir pil. Öyle değil mi? 20 dakikada dolan bu telefonun pili çok iyi. Beraberinde gelen adaptör 5 amperlik bir canavar. C tipi usb girişi var ama yanında bir de mikro usb için adaptör vermişler.

Ses için altta bir hoparlör var. Kulaklık hoparlörünü de kullanarak stereo ses verebiliyor. Ses kalitesi belirgin olarak iyi. Zil sesi ise oldukça yüksek. Kullanırken sesi kısmanız gerekebilir! Müzik dinlerken kulaklıkta DTS teknolojisi emrinizde.

Parmak izi sensörü arkada. Elinizi attınız mı denk geliyor. Oldukça hızlı ve birkaç parmak tanıtabiliyorsunuz.

4GB hafıza günümüz telefonları için oldukça iyi. 64 GB depolama alanını da katınca gayet yeterli. Çift hat kullanmam derseniz fazladan depolama ekleyebilirsiniz.

Daha önce Galaxy S4'de gördüğüm ir (kızıl ötesi verici) bu modelde var. Üzerinde yüklü gelen uygulama ile uzaktan kumanda ile çalışan her türlü cihazı (TV, uydu alıcı, oyun konsolu, müzik seti, klima vb.) kumanda etmek mümkün.

Çift hatta sadece bir hattın İnternet bağlantısını kullanabiliyorsunuz. İstediğinizi seçme imkanınız var. Bir sim kart 4G bağlanılırken diğeri 3G'den öte gidemiyor. Sonuç itibariyle büyük bir sorun değil.

Wifi konusunda AC tercihiniz var. Böylece 5.8 Ghz bandındaki alanı da kullanabilen telefonunuz rahatça hızlı bir kablosuz bağlantı yapabiliyor.

Kutudan kendi arka kabı ve ekran koruma filmi çıkıyor. Keşke film yerine kırılmaz cam olsaydı diyorum ama her şey bir anda güzel olmuyor işte.

Güzel bir büyük ekranlı telefon arıyorsanız Samsung Galaxy Note serisine göre fiyat performans açısından tercih edilebilir model diyebilirim.

Antutu ile yaptığım performans testinde Galaxy S7 Edge in hemen altında bir yerlerde çıktı.

Huawei Mate 9 Özellikleri:

  • Android 7.0 Nougat İşletim Sistemi 
  • Kirin 960 Octa-core CPU (4x 2.4GHz A73, 4x 1.8Ghz A53)
  • Mali G71 Octa-core GPU
  • Çift Kamera OIS f/2.2 20-megapiksel siyah-beyaz + 12-megapiksel renkli
  • 5.9-inç 1080p IPS Ekran ve Gorilla Glass 3 ekran camı 
  • 4GB RAM
  • 64GB depolama + microSD kart girişi (Çift hat kullanacaksanız aynı anda bunu kullanamıyorsunuz!)
  • 4000mAh Pil ve süper şarj ile dolum
  • Parmakizi okuyucu (acayip hızlı)
  • Dual-SIM (3G/4G + 3G)
  • NFC
  • WiFi a/b/g/n/ac
  • Bluetooth 4.2
  • IR Blaster (kızılötesi uzaktan kumanda özelliği)
  • USB Type-C (USB 2.0 speeds)
  • Boyutları: 156.9 x 78.9 x 7.9 mm 
  • Ağırlık: 190g

27 Mart 2017 Pazartesi


Daha önce F1 bileklik ön incelemesi ve alımı ile ilgili bir yazıyı yayınlamıştım. Bileklik 45 günde elime ulaştı. 8 günde gelen kulaklıklardan sonra oldukça uzun sayılabilecek bir süre. Bileklik içerisinde lityum iyon pil içerdiği için direkt olarak Çin'den ülkemize hava yolu ile gelemiyor. Bunun yerine Malezya'ya gönderiliyor oradan bir şekilde geliyor. Lityum iyon pilleri olur olmadık yerde yanıp, patlayabildiği için, bir kargo uçağı da düştüğünden beri, lojistikte böyle bir yavaşlama etkisi var. Uzunca bir süre beklemek lazım. Yapabileceğimiz bir şey bulunmuyor.

Postacımız büyükçe sayılabilecek bir paketle geldi. İçerisinden şık siyah karton bir kutu çıktı. Akıllı bileklik de içerisinde gayet sağlam bir şekilde sabitlenmiş olarak duruyordu. Merakla şarj kablosunu kutusundan çıkartıp baktım. Manyetik bir sabitleme sistemi bekliyordum. Bunun yerine akıllı bilekliği şarj eden sistem olarak mandallı bir kablo ile karşılaştım. Fena görünmüyor. Ancak daha önce alan bir kullanıcının kolayca kırıldığını söylemesinden dolayı korka korka şarja bağladım. Dikkat edilirse sorun çıkmayacak gibi görünüyor. 3-5 gün pil şarjı dayanıyor.

Saatin akıllı telefonlarla haberleşmek için bir yazılımı var. IOS ve Android için ayrı ayrı uygulaması mevcut. Kutudan çıkan klavuzun içerisindeki QR kodu okutarak yazılımı yükleyebiliyorsunuz. Bu yazılımın Google Play'de de bir sürümü mevcut ancak, QR kodu ile ulaştığım linkteki yazılım daha yeni sürüm olduğundan onu yükledim.


Önemli bir özellik!

Yazılımın bana göre en önemli özelliği Google Fit ile haberleşebiliyor olması. Günlük aktivitenizi izlemenizi de sağlıyor. Dakikada kalp atış sayınız, tansiyonunuz, kan oksijeniniz hakkında fikir veriyor. Adım sayıp, harcadığınız kalorileri hesaplıyor. Aynı zamanda saate bakma hareketi yaptığınızda saatin açılıp ekranında görüntülenmesi için gereken ayarı gibi ayarlar da bu uygulama üzerinden yapılıyor.

Akıllı bileklik kullanılarak fotoğraf da çekilebiliyor. Bunun için uygulamanın içinden fotoğraf çekme "Shake Photograf" kısmından yapılıyor. Bilekliği hafifçe sarstığınızda fotoğraf çekiyor. Güzel düşünülmüş böylece bir yandan bileklikle boğuşurken diğer yandan poz vermeye çalışma derdi olmuyor. Tabi bilekliğin bulunduğu eliniz sarsıntıdan biraz bulanık çıkabilir. :)

Popüler mesajlaşma programları ayarlamanız halinde gelen mesajları akıllı bileklik üzerinden size iletebiliyorlar. Tam olarak gelen mesajı göremeseniz de bir titreşim ile gelen mesajın genellikle anlaşılmaz bir kısmı bileklikte görünüyor. Pratikte mesaj programlarına bağlamak çok kullanışlı değil. Üstelik, zırt pırt titreyen bileklik sinir bozucu olabiliyor. Bu durumda beklentim gelen mesajları okuyabilmekti ama o kadar kısıtlı ki bu okunabilirlik, hiç olmasa daha iyi olabilir.

Hareketsizlik hatırlatma 

İş yerinde çok yoğun olduğunuzda saatlerce aynı sandalyede oturup kalmanız sağlığınız açısından iyi değil. Sedentary Remind özelliğini ayarlayarak arada akıllı bilekliğin size "kalk dolaş biraz" demesini sağlayabilirsiniz.

Saatin ayarlama gibi bir derdi yok. Telefonunuzla bağlandığında otomatik olarak saat ayarları alınıyor ve telefondaki saat de saat sunucuları üzerinden güncellendiği için bileğinizde son derece doğru bir saatiniz de oluyor.

Saat gösteren ekranda tarih ve pil durumu da görülebiliyor ancak benim gibi 50'li yaşlardaysanız tarih ve pil durumunu görmek için bileğinizi biraz daha uzaklaştırmanız gerekebiliyor. Bu yazılar oldukça küçük kalıyor.

Saatin ekranında gösterebildiği mesaj son derece kısıtlı olduğu için beklentinizi fazla tutmayın. ancak üzerindeki sensörler sayesinde aktivite ölçmede işinizi fazlasıyla görebilecek bir yardımcı olarak düşünün.

Saatin firmware güncellemesi de uygulama üzerinden gerçekleştirilebiliyor.

Fiyatı da oldukça makul (20 Dolardan az) olan bu saatten almak için şu linki takip edebilirsiniz.

Dikkat

Eğer bu linkten Aliexpress'e ilk defa kaydolursanız 35 dolarlık alışverişiniz için 5 dolar indirim kuponu kazanabilirsiniz.

11 Şubat 2017 Cumartesi

Akıllı bileklikler bilekte rahatsız etmeden bileğinizde duran, üstüne ilginç bilgiler toplayıp size gösterebilen cihazlar. Peki, nasıl bir bileklik almalı?

Akıllı telefonlar çıktığından beri kol saatleri pek bir işlevsiz kaldı. Devamlı yanımızda olan telefonlardan saati öğrenmek pek kolay. Aynı zamanda hava durumu bilgisini de görmek mümkün ki bunu yapabilen bir saat yok. Yine konum bilgisi ve navigasyon konusunda da akıllı telefonlar çok faydalı olabiliyorlar.

İş sağlığa ve egzersize gelince yine akıllı telefonlar işe yarıyorlar. Ancak akıllı telefonları her an üzerinizde taşıyamıyorsunuz. Bu da adım sayıyorsanız sayımı doğru görmemenize neden oluyor.

Akıllı bileklikler her zaman bileğinizde durabiliyor. Uyurken bile çıkartmanız gerekmiyor. Böylece uyku kalitenizi de gösterebiliyor bu cihazlar. Kimi bilekliklerin üzerinde olabilen bir algılayıcı ile kalp atışınızı da öğrenmek mümkün.

Bununla da kalmıyor Çin'de üretilen bazı bileklikler kan basıncını hatta kandaki oksijen oranını gösterebildiklerini iddia edebiliyorlar.

Peki alt alta sıraladığımızda neler var bu bilekliklerin gösterebildiği bir bakalım.
- Saat, tarih
- Adım
- Uyku kalitesi
- Adım Sayısı
- Kalp atış sayısı
- Kan basıncı
- Kan Oksijeni
- SMS, ve Whatsapp gibi mesajların kısmen metinleri
- Telefon çalınca bilgi verme (titreme, ekranda arayanın ismini görme gibi)

Fena değil. Peki bu bileklikleri kaça edinebiliriz? Bir hafta kadar yaptığım incelemeler sonucu 20 doların altına böyle bir bileklik bulabildim.

Doğrusunu isterseniz haftanın büyük bölümü kalp atış sayısını gösteren ürünlere odaklanmıştım. Kan basıncını gösterdiğini iddia eden bir iki model görsem de yalandır diye fazla dikkat etmemiştim. Önem verdiğim konuların başında kolay şarj edilebilir olmaları vardı. Kimi bileklikler tüm özelliklerde harika görünürken iş şarja gelince çuvallıyor. Bilekliği şarj edebilmek için kayışından söküp bir usb girişine takmak gerekiyor ki bence bu, zamanla sök tak yüzünden deforme olmalarına yol açabilecek bir tasarım hatası. En güzeli manyetik dokunma noktaları ile saati şarj etmek gibi görünüyor. Ancak piyasada pek çok ürün olmasına rağmen tüm yukarıda sayılan özelliklere sahip olup hem de kolay şarj edilebilen bir bileklik kolay bulunmuyor. Ama buldum sanırım. Üstelik şık da duruyor.

Bu tür ürünlerin akıllı telefonda topladığı bilgileri gösteren uygulamaları da olabiliyor ama sadece ilgili uygulama ile uyumlu. Yani telefonun diğer uygulamalarına standart bir veri sağlamıyor. Ama ucuz etin yahnisi bu kadar olur. WearFit diye bir uygulaması var ama göründüğü kadarıyla uygulama Çince. Gerçi başka uygulamalar da çıkar ya da bu uygulama İngilizce gibi göreli olarak daha anlaşılabilir bir dile çevrilebilir. Ancak gözden kaçırmayın bedavaya Çince öğrenme deneyiminiz olur fena mı?

Ürün henüz elime geçmedi o nedenle ne derece başarılı olduğunu ancak alıp kullandığımda görebileceğim. Ama bu kadarı bana yeter, alabilirim diyorsanız bu linkten 19 dolar civarına edinebilirsiniz. Akıllı telefon uygulaması üzerinden alırsanız 50 sent daha tasarruf edebilirsiniz.

Bileklik gelince, görüşlerimi bu yazının altına eklerim.

Altına ekleyecektim ama düşündüğümden uzun bir yazı oldu. Ben de yeni bir yazı olarak değerlendirdim. İnceleme yazısını bu linkten okuyabilirsiniz.

Dikkat Fırsat!

Aliexpress'ten 5 USD'lık indirim kuponu kazanmak ve onunla alışveriş yapmak isterseniz. Bu linke tıklayın lütfen.




3 Şubat 2017 Cuma

Star Trek: TOS Bluetooth® Communicator orijinal ismi ile piyasaya sürülen cihaz telefon görüşmeleri yapmanızı sağlıyor Bluetooth üzerinden telefonunuza bağlanan cihaz Uzay Yolu dizisindeki gibi kapağını savurarak açma ile telefonunuza cevap vermenizi sağlıyor. Ayrıca üzerinde 20 değişik önceden yüklenmiş Uzay Yolu sesi ile geliyor.

Uzay yolu hayranları için ThinkGeek tarafından satılmaya başlayan cihaz aynı zamanda müzik de dinletebiliyor. Te sorunu fiyatının biraz tuzlu olması. 150 dolar fiyatla satışa çıkan cihaz oldukça çekici olması dışında cep yakıcı özelliğe de sahip.

Hadi ama eğer gerçek bir Uzay Yolu (Star Trek) meraklısıysanız 150 dolar sizi durduramaz. Ama belki yurt dışından getirtilen öteberide 75 Euro'dan 35 Euro'ya düşülen sınır durdurabilir. 35 Euro'dan fazlası için %20 kadar, "bakalım ne getirtmiş paşamız yurt dışından" vergisi var.

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *