27 Eylül 2017 Çarşamba

Kilsan Blog'da ilginç bir ürün gördüm az önce. Mimari açıdan olduğu kadar fonksiyonel bir hoparlör üretmişler.

Bulut şeklindeki hoparlör'e bluetooth üzerinden bağlanıp özelliklerini kontrol etmek mümkün.

Bulut çeşitli renkte ışık vermeye ayarlanabildiği gibi şimşek çakma efektlerine de sahip. Müzikle birlikte istenen renkte ışık da saçabiliyor.

Richard Clarkson tarafından tasarlanan cihaz, güçlü bir ses sistemi barındırıyor. İstenilen ışık ve renge adapte olabilen hoparlörler uzaktan kumanda ediliyor ve havadayken şarj edilebiliyor. İstenildiğinde farklı ortam seslerine, sesli sistemlere ve çevredeki diğer Bulut hoparlörlere de tepki verebiliyor.

Güzel bir fikir. Teknolojik öteberi ile dolan evlerde görüntü kirliliği yaratmadan ortamı şenlendirecek bir zamazingo gibi duruyor.

24 Mayıs 2017 Çarşamba


Telefon, kasası, metalden üretilmiş bir gövde ve çerçeveye sahip. 5,5 inch ekranlı telefonlardan sadece bir kaç milim büyük. Ancak ekranı 5,9 inç. Full HD olan ekranı güncel modellere göre düşük çözünürlükte bu durum fiyat performans açısından düşünülmüş olmalı. Benim yakın görmede problemim olduğundan aradaki farkı anlamam zaten mümkün olmadığından çok dert etmiyorum :) Tek elle kolay kullanım sağlamak için ekrandaki görüntü küçülebiliyor. Bana yine yakın görme sorunum nedeniyle pratik gelmedi. Zaten bir kere şan eseri nasıl yapıldığını buldum bir daha bulamadım. :)

Tek elle kullanımı açmak için: 

Ekranın en alt kısmında soldan sağa parmağınızı sürtmek yetiyor. Tam tersini yapınca da eski haline geliyor.

Bu ve benzeri incik cincik özellikleri bulmak için ayarlar menüsü altındaki akıllı yardımdan yararlanmak işinizi kolaylaştırıyor.

Telefonun en önemli özelliği arka tarafta çift kamera olması. Ancak kameralar LEICA marka! Biri siyah beyaz (20 mp) diğeri ise renkli (12 mp). Sanırım bu güne kadar hepimiz megapiksel konusunun kameralarda o kadar da önemli olmadığını, asıl önemli olanın optik kalitesi olduğunu öğrendik. Ek olarak isterseniz DSLR kameralardaki gibi RAW format fotoğraf kaydedebiliyorsunuz. bir objeye odaklayıp arka planı bulanıklaştıran bir modu var. Böyle çektiğiniz fotoğrafları daha sonra yeniden odak noktasını değiştirip arka planın bulanıklığını artırıp, azaltabiliyorsunuz. Odaklamada gerekirse lazer kullanabiliyor. Karanlık ortamlarda çekimler yaparken fazla gürültü ortaya çıkartmıyor.

Leica, film kullanan kameralar zamanından beri bilinen en iyi fotoğraf makinesi üreticilerinden birisidir. Hatta fotoğrafçılık mesleğinin profesyonelleri ona ayrı bir saygı ve sevgi duyar. Buyurun bir adet kalemlik yakın çekimi hemen yanda. Dikkat ederseniz arka plan bulanık. Dilerseniz çektiğiniz resmi sonradan yeniden odaklamak mümkün. Mesela kalemlere değil de arkadaki bant dispanserine odaklı hale getirebiliyorsunuz fotoğrafı.

Dolayısıyla özenerek baktığınız hoş derinlikli yakın plan fotoğraflar çekmek ve onlarla istediğiniz gibi oynamak oldukça basitleştirilmiş.

Filmleri çekerken 60 kare/saniye özelliğini kullanıp çok net full HD çekimler yapmak mümkün. Diğer yandan 4K çekimler de yapabilen bir telefon. Yakında salonlarımızda yerlerini allabilecek 4k TV'ler için hazırlık olarak düşünebilirsiniz. Çok değil 10 yıl kadar önce zamanın akıllı telefonları sadece cif (352x240 piksel) görüntü alabiliyordu. Gerçi ilk dijital kameram da 640x480 pikseldi. :)


Aşağıda ise Afrika'nın çatlak topraklarından aldığım bir görüntüyü inceleyebilirsiniz.

Ön kamerası 8 megapiksel. Güzelleştirip çekme modu var. bende pek işe yaramıyor ama sanırım işe yarayıp, çekeni güzelleştirebiliyor olmalı!

Pil 4 amper! Eğer pil koruma modlarını kullanırsanız 2 güne kadar dayanabiliyor. 3 amperlik pili olan bir telefona göre daha iyi olduğunu söyleyebilirim. Ama günümüzde elimizden düşürmediğimiz telefonların asıl ihtiyacı çabuk dolan bir pil. Öyle değil mi? 20 dakikada dolan bu telefonun pili çok iyi. Beraberinde gelen adaptör 5 amperlik bir canavar. C tipi usb girişi var ama yanında bir de mikro usb için adaptör vermişler.

Ses için altta bir hoparlör var. Kulaklık hoparlörünü de kullanarak stereo ses verebiliyor. Ses kalitesi belirgin olarak iyi. Zil sesi ise oldukça yüksek. Kullanırken sesi kısmanız gerekebilir! Müzik dinlerken kulaklıkta DTS teknolojisi emrinizde.

Parmak izi sensörü arkada. Elinizi attınız mı denk geliyor. Oldukça hızlı ve birkaç parmak tanıtabiliyorsunuz.

4GB hafıza günümüz telefonları için oldukça iyi. 64 GB depolama alanını da katınca gayet yeterli. Çift hat kullanmam derseniz fazladan depolama ekleyebilirsiniz.

Daha önce Galaxy S4'de gördüğüm ir (kızıl ötesi verici) bu modelde var. Üzerinde yüklü gelen uygulama ile uzaktan kumanda ile çalışan her türlü cihazı (TV, uydu alıcı, oyun konsolu, müzik seti, klima vb.) kumanda etmek mümkün.

Çift hatta sadece bir hattın İnternet bağlantısını kullanabiliyorsunuz. İstediğinizi seçme imkanınız var. Bir sim kart 4G bağlanılırken diğeri 3G'den öte gidemiyor. Sonuç itibariyle büyük bir sorun değil.

Wifi konusunda AC tercihiniz var. Böylece 5.8 Ghz bandındaki alanı da kullanabilen telefonunuz rahatça hızlı bir kablosuz bağlantı yapabiliyor.

Kutudan kendi arka kabı ve ekran koruma filmi çıkıyor. Keşke film yerine kırılmaz cam olsaydı diyorum ama her şey bir anda güzel olmuyor işte.

Güzel bir büyük ekranlı telefon arıyorsanız Samsung Galaxy Note serisine göre fiyat performans açısından tercih edilebilir model diyebilirim.

Antutu ile yaptığım performans testinde Galaxy S7 Edge in hemen altında bir yerlerde çıktı.

Huawei Mate 9 Özellikleri:

  • Android 7.0 Nougat İşletim Sistemi 
  • Kirin 960 Octa-core CPU (4x 2.4GHz A73, 4x 1.8Ghz A53)
  • Mali G71 Octa-core GPU
  • Çift Kamera OIS f/2.2 20-megapiksel siyah-beyaz + 12-megapiksel renkli
  • 5.9-inç 1080p IPS Ekran ve Gorilla Glass 3 ekran camı 
  • 4GB RAM
  • 64GB depolama + microSD kart girişi (Çift hat kullanacaksanız aynı anda bunu kullanamıyorsunuz!)
  • 4000mAh Pil ve süper şarj ile dolum
  • Parmakizi okuyucu (acayip hızlı)
  • Dual-SIM (3G/4G + 3G)
  • NFC
  • WiFi a/b/g/n/ac
  • Bluetooth 4.2
  • IR Blaster (kızılötesi uzaktan kumanda özelliği)
  • USB Type-C (USB 2.0 speeds)
  • Boyutları: 156.9 x 78.9 x 7.9 mm 
  • Ağırlık: 190g

27 Mart 2017 Pazartesi


Daha önce F1 bileklik ön incelemesi ve alımı ile ilgili bir yazıyı yayınlamıştım. Bileklik 45 günde elime ulaştı. 8 günde gelen kulaklıklardan sonra oldukça uzun sayılabilecek bir süre. Bileklik içerisinde lityum iyon pil içerdiği için direkt olarak Çin'den ülkemize hava yolu ile gelemiyor. Bunun yerine Malezya'ya gönderiliyor oradan bir şekilde geliyor. Lityum iyon pilleri olur olmadık yerde yanıp, patlayabildiği için, bir kargo uçağı da düştüğünden beri, lojistikte böyle bir yavaşlama etkisi var. Uzunca bir süre beklemek lazım. Yapabileceğimiz bir şey bulunmuyor.

Postacımız büyükçe sayılabilecek bir paketle geldi. İçerisinden şık siyah karton bir kutu çıktı. Akıllı bileklik de içerisinde gayet sağlam bir şekilde sabitlenmiş olarak duruyordu. Merakla şarj kablosunu kutusundan çıkartıp baktım. Manyetik bir sabitleme sistemi bekliyordum. Bunun yerine akıllı bilekliği şarj eden sistem olarak mandallı bir kablo ile karşılaştım. Fena görünmüyor. Ancak daha önce alan bir kullanıcının kolayca kırıldığını söylemesinden dolayı korka korka şarja bağladım. Dikkat edilirse sorun çıkmayacak gibi görünüyor. 3-5 gün pil şarjı dayanıyor.

Saatin akıllı telefonlarla haberleşmek için bir yazılımı var. IOS ve Android için ayrı ayrı uygulaması mevcut. Kutudan çıkan klavuzun içerisindeki QR kodu okutarak yazılımı yükleyebiliyorsunuz. Bu yazılımın Google Play'de de bir sürümü mevcut ancak, QR kodu ile ulaştığım linkteki yazılım daha yeni sürüm olduğundan onu yükledim.


Önemli bir özellik!

Yazılımın bana göre en önemli özelliği Google Fit ile haberleşebiliyor olması. Günlük aktivitenizi izlemenizi de sağlıyor. Dakikada kalp atış sayınız, tansiyonunuz, kan oksijeniniz hakkında fikir veriyor. Adım sayıp, harcadığınız kalorileri hesaplıyor. Aynı zamanda saate bakma hareketi yaptığınızda saatin açılıp ekranında görüntülenmesi için gereken ayarı gibi ayarlar da bu uygulama üzerinden yapılıyor.

Akıllı bileklik kullanılarak fotoğraf da çekilebiliyor. Bunun için uygulamanın içinden fotoğraf çekme "Shake Photograf" kısmından yapılıyor. Bilekliği hafifçe sarstığınızda fotoğraf çekiyor. Güzel düşünülmüş böylece bir yandan bileklikle boğuşurken diğer yandan poz vermeye çalışma derdi olmuyor. Tabi bilekliğin bulunduğu eliniz sarsıntıdan biraz bulanık çıkabilir. :)

Popüler mesajlaşma programları ayarlamanız halinde gelen mesajları akıllı bileklik üzerinden size iletebiliyorlar. Tam olarak gelen mesajı göremeseniz de bir titreşim ile gelen mesajın genellikle anlaşılmaz bir kısmı bileklikte görünüyor. Pratikte mesaj programlarına bağlamak çok kullanışlı değil. Üstelik, zırt pırt titreyen bileklik sinir bozucu olabiliyor. Bu durumda beklentim gelen mesajları okuyabilmekti ama o kadar kısıtlı ki bu okunabilirlik, hiç olmasa daha iyi olabilir.

Hareketsizlik hatırlatma 

İş yerinde çok yoğun olduğunuzda saatlerce aynı sandalyede oturup kalmanız sağlığınız açısından iyi değil. Sedentary Remind özelliğini ayarlayarak arada akıllı bilekliğin size "kalk dolaş biraz" demesini sağlayabilirsiniz.

Saatin ayarlama gibi bir derdi yok. Telefonunuzla bağlandığında otomatik olarak saat ayarları alınıyor ve telefondaki saat de saat sunucuları üzerinden güncellendiği için bileğinizde son derece doğru bir saatiniz de oluyor.

Saat gösteren ekranda tarih ve pil durumu da görülebiliyor ancak benim gibi 50'li yaşlardaysanız tarih ve pil durumunu görmek için bileğinizi biraz daha uzaklaştırmanız gerekebiliyor. Bu yazılar oldukça küçük kalıyor.

Saatin ekranında gösterebildiği mesaj son derece kısıtlı olduğu için beklentinizi fazla tutmayın. ancak üzerindeki sensörler sayesinde aktivite ölçmede işinizi fazlasıyla görebilecek bir yardımcı olarak düşünün.

Saatin firmware güncellemesi de uygulama üzerinden gerçekleştirilebiliyor.

Fiyatı da oldukça makul (20 Dolardan az) olan bu saatten almak için şu linki takip edebilirsiniz.

Dikkat

Eğer bu linkten Aliexpress'e ilk defa kaydolursanız 35 dolarlık alışverişiniz için 5 dolar indirim kuponu kazanabilirsiniz.

11 Şubat 2017 Cumartesi

Akıllı bileklikler bilekte rahatsız etmeden bileğinizde duran, üstüne ilginç bilgiler toplayıp size gösterebilen cihazlar. Peki, nasıl bir bileklik almalı?

Akıllı telefonlar çıktığından beri kol saatleri pek bir işlevsiz kaldı. Devamlı yanımızda olan telefonlardan saati öğrenmek pek kolay. Aynı zamanda hava durumu bilgisini de görmek mümkün ki bunu yapabilen bir saat yok. Yine konum bilgisi ve navigasyon konusunda da akıllı telefonlar çok faydalı olabiliyorlar.

İş sağlığa ve egzersize gelince yine akıllı telefonlar işe yarıyorlar. Ancak akıllı telefonları her an üzerinizde taşıyamıyorsunuz. Bu da adım sayıyorsanız sayımı doğru görmemenize neden oluyor.

Akıllı bileklikler her zaman bileğinizde durabiliyor. Uyurken bile çıkartmanız gerekmiyor. Böylece uyku kalitenizi de gösterebiliyor bu cihazlar. Kimi bilekliklerin üzerinde olabilen bir algılayıcı ile kalp atışınızı da öğrenmek mümkün.

Bununla da kalmıyor Çin'de üretilen bazı bileklikler kan basıncını hatta kandaki oksijen oranını gösterebildiklerini iddia edebiliyorlar.

Peki alt alta sıraladığımızda neler var bu bilekliklerin gösterebildiği bir bakalım.
- Saat, tarih
- Adım
- Uyku kalitesi
- Adım Sayısı
- Kalp atış sayısı
- Kan basıncı
- Kan Oksijeni
- SMS, ve Whatsapp gibi mesajların kısmen metinleri
- Telefon çalınca bilgi verme (titreme, ekranda arayanın ismini görme gibi)

Fena değil. Peki bu bileklikleri kaça edinebiliriz? Bir hafta kadar yaptığım incelemeler sonucu 20 doların altına böyle bir bileklik bulabildim.

Doğrusunu isterseniz haftanın büyük bölümü kalp atış sayısını gösteren ürünlere odaklanmıştım. Kan basıncını gösterdiğini iddia eden bir iki model görsem de yalandır diye fazla dikkat etmemiştim. Önem verdiğim konuların başında kolay şarj edilebilir olmaları vardı. Kimi bileklikler tüm özelliklerde harika görünürken iş şarja gelince çuvallıyor. Bilekliği şarj edebilmek için kayışından söküp bir usb girişine takmak gerekiyor ki bence bu, zamanla sök tak yüzünden deforme olmalarına yol açabilecek bir tasarım hatası. En güzeli manyetik dokunma noktaları ile saati şarj etmek gibi görünüyor. Ancak piyasada pek çok ürün olmasına rağmen tüm yukarıda sayılan özelliklere sahip olup hem de kolay şarj edilebilen bir bileklik kolay bulunmuyor. Ama buldum sanırım. Üstelik şık da duruyor.

Bu tür ürünlerin akıllı telefonda topladığı bilgileri gösteren uygulamaları da olabiliyor ama sadece ilgili uygulama ile uyumlu. Yani telefonun diğer uygulamalarına standart bir veri sağlamıyor. Ama ucuz etin yahnisi bu kadar olur. WearFit diye bir uygulaması var ama göründüğü kadarıyla uygulama Çince. Gerçi başka uygulamalar da çıkar ya da bu uygulama İngilizce gibi göreli olarak daha anlaşılabilir bir dile çevrilebilir. Ancak gözden kaçırmayın bedavaya Çince öğrenme deneyiminiz olur fena mı?

Ürün henüz elime geçmedi o nedenle ne derece başarılı olduğunu ancak alıp kullandığımda görebileceğim. Ama bu kadarı bana yeter, alabilirim diyorsanız bu linkten 19 dolar civarına edinebilirsiniz. Akıllı telefon uygulaması üzerinden alırsanız 50 sent daha tasarruf edebilirsiniz.

Bileklik gelince, görüşlerimi bu yazının altına eklerim.

Altına ekleyecektim ama düşündüğümden uzun bir yazı oldu. Ben de yeni bir yazı olarak değerlendirdim. İnceleme yazısını bu linkten okuyabilirsiniz.

Dikkat Fırsat!

Aliexpress'ten 5 USD'lık indirim kuponu kazanmak ve onunla alışveriş yapmak isterseniz. Bu linke tıklayın lütfen.




3 Şubat 2017 Cuma

Star Trek: TOS Bluetooth® Communicator orijinal ismi ile piyasaya sürülen cihaz telefon görüşmeleri yapmanızı sağlıyor Bluetooth üzerinden telefonunuza bağlanan cihaz Uzay Yolu dizisindeki gibi kapağını savurarak açma ile telefonunuza cevap vermenizi sağlıyor. Ayrıca üzerinde 20 değişik önceden yüklenmiş Uzay Yolu sesi ile geliyor.

Uzay yolu hayranları için ThinkGeek tarafından satılmaya başlayan cihaz aynı zamanda müzik de dinletebiliyor. Te sorunu fiyatının biraz tuzlu olması. 150 dolar fiyatla satışa çıkan cihaz oldukça çekici olması dışında cep yakıcı özelliğe de sahip.

Hadi ama eğer gerçek bir Uzay Yolu (Star Trek) meraklısıysanız 150 dolar sizi durduramaz. Ama belki yurt dışından getirtilen öteberide 75 Euro'dan 35 Euro'ya düşülen sınır durdurabilir. 35 Euro'dan fazlası için %20 kadar, "bakalım ne getirtmiş paşamız yurt dışından" vergisi var.

23 Ocak 2017 Pazartesi

48 saatte 56 oyun geliştirdiler

Her sene dünya ile eş zamanlı olarak düzenlenen oyun maratonu Global Game Jam(GGJ), 22 Ocak’ta sona erdi. GGJ’nin Türkiye’deki en büyük merkezlerinden olan ODTÜ TEKNOKENT, bu sene de GGJ ATOM ile 200’e yakın oyun geliştiricisini bir araya getirdi ve toplamda 56 oyun geliştirildi.
Tüm dünyayla eş zamanlı olarak 2009 yılından bu yana gerçekleştirilen ve Türkiye’de ODTÜ TEKNOKENT ATOM’un organizatörlüğünde düzenlenen “Global Game Jam(GGJ)” sona erdi.

ODTÜ Bilgisayar Mühendisliği Bölümü, ODTÜ TEKNOKENT ve Türkiye Oyun Geliştiricileri Derneği TOGED iş birliğiyle bu yıl dokuzuncusu düzenlenen yenilikçi oyun geliştirme maratonu Global Game Jam ATOM, bu yıl 200’e yakın oyun geliştiricisini ağırladı. Her sene global bir tema üzerinden geliştirilen GGJ’nin bu seneki teması “dalgalar” olarak belirlendi ve oyun geliştiriciler 20 Ocak Cuma günü uykusuz maratona başladı.
48 saat boyunca video oyun hazırlayan geliştiriciler, iki günün sonunda toplamda 56 oyun geliştirdi. Mangal simülatöründen dalga oyununa kadar birçok oyunun geliştirildiği etkinlik boyunca, keyifli dakikalar yaşandı.

Yarışma değil yardımlaşma

Oyun geliştiricilerin yaratıcılıklarını engellememesi adına yarışma formatında düzenlenmeyen GGJ, tüm grupların birbirleriyle yardımlaşmasını sağlıyor. Global Game Jam’e bu sene ilk kez katılan üniversite öğrencisi Osman Biçer, “48 saatte yalnızca 3 saat uyudum. Burada bu heyecanı yaşadığım için çok mutluyum. Burada bir yarışma ortamında değil, bir sinerji oluşturma halindeydik. Oyun konusuna meraklı herkesin bu heyecanı yaşamasını isterim” şeklinde konuştu.

Teknoloji ihracatı 1 milyar doları geçti

Etkinlik kapsamında görüşlerini bildiren ODTÜ TEKNOKENT Genel Müdürü Mustafa İ. Kızıltaş, “ODTÜ TEKNOKENT'te 300'ün üzerinde firma var. Bu firmaların 200'ü ilk kez ODTÜ TEKNOKENT'te kuruldu. Firmaların teknoloji ihracatından elde ettikleri gelir 1 milyar doları geçti. Türkiye'ye çok ciddi şekilde katma değer üretmeye başladılar. Önümüzdeki dönemde başarılı şirketlerin artacağına inanıyoruz" dedi. Oyun sektörünün gençlerin hayatındaki yerine de değinen Kızıltaş, “Gençlerin, çocukların yetişebilmesi, doğru şekilde eğitilebilmesi, özellikle onlara kendi kültürümüzü öğretebilmemiz için oyun geliştirme sektöründe gayret göstermemiz lazım. Hem para kazanmak hem teknolojiyi geliştirmek hem de gençlere iyi bir eğitim verebilmek adına oyun sektörünü çok önemsiyoruz” şeklinde konuştu.

Etkinliğin ilk kez düzenlendiği 2009 yılından bu yana birçok oyun geliştirildiğini, bazı oyunların da satışa sunulduğunu belirten ODTÜ TEKNOKENT Genel Müdür Yardımcısı Hanzade Sarıçiçek ise, "GGJ sayesinde farklı disiplinlerden oyun geliştiriciler bir araya gelme fırsatı buluyor. Katılımcılar verilen temaya uygun oyun geliştirmek için 48 saat uykusuz çalışıyor. Bu oyun geliştiriciler, burada tecrübe kazandıktan sonra sektörde daha rahat iş imkanı bulabiliyor." ifadelerini kullandı.

Türkiye’de 9 Merkez, Yüzlerce Geliştirici!

Global Game Jam bu yıl tüm dünyada da rekorların yılı oldu. GGJ merkezleri bu yıl toplam 95 farklı ülkede 700 üzerinde merkezde gerçekleştirildi. 48 saat boyunca oyun geliştiren 30 bin üzerinde katılımcı, dünya genelinde oyun geliştirme alanının ilerlemesine de büyük katkıda bulunmuş oldu. GGJ organizasyonu kapsamında sadece 48 saat içinde binlerce oyun geliştirildi.

Türkiye Bölge Organizasyonu, bu yıl da daha çok geliştiriciyi bir araya getirme hedefiyle ilerleme kaydetti. Ankara, İstanbul, İzmir ve Malatya şehirlerinde olan 9 farklı merkez her deneyim seviyesinden ve farklı disiplinlerden 600 üzerinde geliştiriciyi bir araya getirdi.

18 Ocak 2017 Çarşamba

  • Ericsson’un 5G ağlarını kurmaya ve standartlaştırmaya olan bağlılığı, dünya çapında yapılan testlerle kanıtlanmaya devam ediyor.
  • Ericsson, Türkiye’de önder olarak mobil 5G testi gerçekleştirerek 22 Gbps’yi aşan aktarım hızına ulaştı.
Ericsson (NASDAQ: ERIC), 2020’de ticari olarak piyasaya sunulması beklenen 5G’nin Türkiye’deki Türkiye demosunu basın ve sektör temsilcilerinin huzurunda gerçekleştirdi ve 22 Gbps hıza ulaştı. 17 Ocak 2017’de İstanbul Üniversitesi Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde yapılan 5G Konferansı, Ulaştırma Bakanlığı, BTK, telekom operatörleri ve sektör temsilcilerini ağırladı.

Ericsson’un mobil 5G testi, şirketin bu alandaki liderliğini bir kez daha ortaya koydu. Çığır açacak 5G teknolojisinin en kolay biçimde denenmesi için Ericsson, taşınabilir bir cihaz kiti oluşturdu. Ericsson’un 5G ağlarını kurmaya ve bunu standartlaştırmaya yönelik bağlılığı, dünya çapındaki teknoloji lideri ülkelerle paralel olarak bu kit ile Türkiye’de de gözler önüne serildi.

Ericsson Türkiye Genel Müdürü Ziya Erdem, 5G testiyle ilgili olarak şunları söyledi: “Önümüzdeki 4-5 sene içerisinde teknolojik gelişmeler bize çağ atlatacak; ABD’deki bir doktorun 5G teknolojisi sayesinde Türkiye’deki hastasını robotlar vasıtasıyla gerçek zamanlı olarak ameliyat edebilecek, şoförsüz araçlar bizleri dilediğimiz yere, güvenli bir şekilde bırakacak. Bu gibi örneklerin mümkün olması 5G teknolojisine bağlı. Ericsson, bu test ile birlikte hayatlarımızı değiştirecek bu teknolojiye ilişkin liderliğini, taşınabilir boyuttaki mobil cihaz ile bugünden yapabildiğini kanıtladı.”

Dünyanın dört bir yanında yaptığı 5G çalışmalarıyla bu alanda lider olan Ericsson, pek çok ülkedeki mobil operatörlerle işbirliği yapıyor ve operatörlerin test kapsamında farklı yapılar ve uygulamaları denemesine imkân tanıyor.


2022’de dünyada 500, bölgede 20 milyon 5G kullanıcısı olacak
Ericsson’un en son hazırlanan Mobilite Raporu’na göre 2022 yılında 5G kullanıcı sayısının; Türkiye’nin de içinde değerlendirildiği Ortadoğu Bölgesi’nde 20 milyona, tüm dünyada ise 500 milyona ulaşması bekleniyor. 5G, ‘nesnelerin interneti’ konseptini en yaygın şekilde kullanılmasının önünü açacak. Mobilite Raporu’na göre 2022 yılında bağlantılı cihaz sayısı 29 milyara ulaşacağı tahmin ediliyor.

5G, kuruluşların yeni pazarlara girişleri, nesnelerin interneti dâhil olmak üzere pek çok uygulama ve radikal iş modelleri ile yeni gelir sistemleri oluşturmalarına olanak sağlıyor. Konuyla ilgili daha fazla bilgi edinin.

Geleceğin ağları, sanallaştırma, şebeke katmanlama, bağlantılı stadyumlar ve daha fazlası hakkında buradan bilgi alın.

Ericsson Hakkında
Ericsson, dünyanın önde gelen iletişim teknoloji ve hizmetleri sağlayıcısı ve “Networked Society (Ağ Toplumu)” anlayışı arkasındaki bir itici güç. Bütün önemli telekom operatörleriyle sahip olduğu uzun soluklu işbirliği, bireylere, kurumlara ve toplumlara potansiyellerini gerçekleştirme ve daha sürdürülebilir bir gelecek yaratma olanağı tanıyor. Mobil, genişbant ve bulut başta olmak üzere yazılım ve altyapı hizmetleri telekom operatörleri ve diğer endüstrilerin etkinliklerini artırmayı, kullanıcı deneyimini geliştirmeyi ve yeni fırsatlar yakalamalarını amaçlıyor.
180 ülkede, 115.000’den fazla çalışanıyla teknoloji ve diğer hizmetler alanında küresel ölçekte liderliğiyle, 2,5 milyarı aşkın aboneye hizmet veren müşteri ağlarını destekliyor. Bugün dünya mobil trafiğinin yüzde 40'ından fazlası Ericsson ağlarından geçiyor. Ar-Ge alanındaki yatırımları bu pozisyonunu daha da geliştirmesine olanak tanıyor.
1876 yılında kurulan Ericsson’un merkezi, İsveç’in Stokholm şehrinde bulunuyor. 2015 yılında 246,9 milyar SEK (29,4 milyar USD) gelir elde eden Ericsson, Stockholm’de NASDAQ OMX ve New York’ta NASDAQ borsalarında işlem görüyor.

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *