11 Nisan 2018 Çarşamba

Sonunda Türkiye piyasası ihtiyaçlarına cevap verebilecek HP'nin Ink Tank yazıcı serisi duyuruldu.

HP, küçük işletmeler hatta ev kullanımı için uygun fiyatlı baskı imkanı sunuyor 8 bin sayfaya kadar renkli veya 15 bin sayfaya kadar siyah renkte baskı özelliği, HP Ink Tank Wireless 415 ile kolay mobil bağlantı da mümkün.

Yeni HP Ink Tank 315 ve Wireless 415 yazıcılarının CEMA (Orta ve Doğu Avrupa, Ortadoğu ve Afrika) bölgesine açılımını duyurdu. Küçük işletmeler için tasarlanan bu yazıcıların yüksek kapasiteli mürekkep tankı sistemi, bulunuyor.

HP Ink Tank 315 ve 415 yazıcılar uygun fiyatlı olsalar da kaliteden ödün vermiyorlar. Koyu, daha net metinler ve 22 kata kadar daha uzun süre solmaya karşı dayanıklı fotoğraflar, basmak mümkün.

Kullanıcılar, 45 TL'den başlayan fiyatlar ile satışa sunulan her bir mürekkep şişesi ile:
  • Siyah sayfayı yaklaşık 0,009 TL'den ve 
  • Renkli sayfayı 0,0056 TL'den 
yazdırabilir.

Bugünün ev ya da ofislerinde kablosuz bağlantı önemli bir ihtiyaç. HP Ink Tank Wireless 415, akıllı telefon veya tabletlerden kolayca ve doğrudan baskı ve tarama olanağı sağlıyor.

Kullanıcılar, HP akıllı uygulamasını indirerek;
  • Sosyal medyadan, bulut üzerinden veya galerilerinden fotoğrafları kolayca basabilir.
  • Hemen her yerden e-postalarına veya buluta tarama yapıp paylaşabilir.
  • Tek bir düğmeye dokunarak mürekkep siparişi verebilir.

HP Ink Tank 315 ve HP Ink Tank Wireless 415 hakkında daha fazla bilgi için: http://www8.hp.com/tr/tr/printers/HP-Ink-Tank_System.html

Ücretler ve Garanti

HP Ink Tank 315 yazıcı için üreticinin tavsiye ettiği piyasa fiyatı 599 TL'den başlıyor.
Ink Tank Wireless 415 yazıcı için üreticinin tavsiye ettiği piyasa fiyatı 699 TL'den başlıyor.
Her iki yazıcı da 2 yıllık HP sınırlı garanti süresiyle geliyor.

Ek bilgi: Tank 315 ve HP Ink Tank Wireless 415, CEMA bölgesinde piyasaya sunuluyor. Diğer EMEA gelişmiş pazarlarında bu yazıcılar HP Smart Tank olarak adlandırılıyor.

Yorum

HP sonunda kullanıcı isteklerini göze almış görünüyor. Fiyatlar tuzlu, çünkü HP'nin bu cihazı sattıktan sonra kartuştan kazanma şansı kalmıyor. Her ne kadar mürekkep satma imkanı varsa da özellikle ev kullanıcıları görece düşük kullanım nedeniyle uzun süre mürekkep almayacak alırsa da ucuz olması sebebiyle ucuz mürekkepleri tercih edeceklerdir. Dolayısıyla ilk yatırımı yüksek ama tercih edilebilir bir seçenek olarak önümüze geliyor bu yazıcılar. Bir de otomatik tarama besleyicisi (ADF) olsaydı harika olurdu.

7 Nisan 2018 Cumartesi

Bir yıldan biraz fazla bir süre önce F1 akıllı bileklik incelemesi yapmıştım. Aslında merak edip aldığım ve kullandığım bir cihazdı. O vesileyle inceleyip yazdım. Bir sene sonra F1 bileklik için söyleyebileceğim şu var. Android işletim sistemi 8.0 olana kadar Bluetooth ile çok sorun yaşadım. Zira, telefon başka bir Bluetooth cihaza bağlandıktan sonra bileklikle bağlantısı kopuyordu ve tekrar bağlanmıyordu. Bilekliği bu şekilde unutup, birkaç gün sonra bağlanmayı denediğimde de su koyuveriyordu. Ayrıca, alışılmış saat kayışı tasarımının dışında yapılmış olan yapısı kolayca bilekten çıkıp kaybolmasına neden olabilecek gibiydi. Kısa bir süre önce kayışının sonundaki oval tutma yeri bir tarafından koptu. Yeni kayışını ısmarladım ancak 5 dolara mal olan bu hareketime pişman da oldum.

F1 Bileklik, donanım olarak biraz kötü tasarlanmış olmalı. İşlemcisi yavaş kaldığından ya da sensörü kötü olduğundan dolayı adım sayışı bir süre sonra hatalı olmaya başladı. Kalp atışları konusunda sorun olmamakla birlikte kan basıncı ölçümleri gayet normal olan kan basıncımı olandan yüksek gösteriyordu.

Bir süre almaya değecek bir bileklik aradım ama doğrusu hepsi birbirine benzediği için bir türlü içimden almak gelmedi.

Sonunda bileklik gibi olup, daha çok saate benzeyen CACGO K2 modelini buldum. Hemen inceledim işte görüşlerim.

K2 Akıllı Saat İyi Yönleri


  • Su geçirmez (IP68) Birinci rakam toz geçirmezliği belirtiyor (iyi düzeyde). İkinci Su (1-3 metre)
  • Kan Basıncı Ölçüyor
  • Kayışı Standart saat kayışı tasarımına sahip. (Ömrü nasıl bilmiyorum ama güzel görünüyor)
  • Şarj bağlantısı manyetik ve güzel çalışıyor.
  • Pili 200mA
  • Ucuz olması (28 USD)
  • İşlemcisi hızlı (Nordic 52832)


K2 Akıllı Saat Kötü Yönleri


  • Akıllı Saat Gibi Görünmesi (ama olmaması)
  • Google Fit ile uyumlu olmaması.
  • Ekranın fazla rengarenk olması. Saat ekranında 6 farklı renk var.
  • Ekran görünümlerini değiştirme imkanı yok.
  • Kocaman ön yüzün yarısı ekran. 3,5cm çapı var. Aktif ekran 2,4cm x 1,4cm
  • Ekran parlaklığı kötü. (çok aydınlık ortamda okunmuyor)
  • Band olmadığı için uyurken rahatsız edebilir.
  • Arayanı göstermek için telefon rehberine erişim istiyor.


Saatin egzersiz modu var ama kullanışsız (ayarlayayım derken, teriniz soğuyabilir. Kronometre güzel.

Sonuç

Bu fiyata alınıp, en azından bir sene sorunsuz kullanılacak bir cihaz. Benim gibi 50 yaş üzerindeyseniz, tansiyon kontrol açısından iyi. Ayrıca elinizin altında olunca, hareket etmeyi aklınıza getiriyor. "Bugün kaç adım attım?" diye düşünmenize neden olması bile yeterli.

Uyarı

Çinliler de diğer ülkelerdeki insanlar gibi kişisel bilgilere meraklılar malumunuz. "Aman canım, benim bilgimi ne yapacaklar" diye düşünüyorsanız büyük oranda haklısınız. Ancak büyük veri kullanmasını bilenin elinde silaha dönüşebiliyor (Facebook Cambridge Analytica olayı).

Akıllı saat uygulamasını Google Play üzerinden yüklediğimde hemen "güncelleme var" diye kendi sitesinden yeni versiyonu indirdi. Ardından yüklemek için izin istedi. "Madem düzgün bir sürüm neden Google Play'e koymadılar" diye şüphelenip, yüklemedim. Aklınızda bulunsun.,

Kullanım Sonrası görüşlerim (21 Nisan 2018)

Saat şık duruyor yuvarlak formu var ancak ekranı kare. Saat şeklinde değil de bileklik olarak tasarlansa daha iyi olabilirmiş. Yazılım güncelllemesi sonucu saat gösteren ekranına iki ek saat görünümü geldi ama çok da matah olmadı.

Bu tür saatler alırkaen uygulama saat kadar önemli. Saatin özelliklerini en iyi şekilde kullanabilmek için uygulamanın da ona göre düşünülüp yazılmış olması gerekiyor. Bu saatin ıygulaması iband. Her şeyi iyi gibi görünse de kalp atışlarının verisini günlük, haftalık, aylık olarak gösteriyor. Ayrıca sizin belirleyeceğiniz aralıklarla otomatik olarak ölçüp kaydediyor. Aynı şeyi kan basıncı ve kan oksijeni ölçümü için yapmıyor. Bu durum pek hoş değil. Kan basıncını aklınıza gelirse kendiniz ölçüyorsunuz.

Pil ömrü yüksek kapasiteli pili nedeniyle oldukça uzun. 3 hafta şarj etmeden kullanmak mümkün.

Yuvarlak saat formunu sevmiyorum. O nedenle Wearfit uygulamasıyla çalışan başka bir bileklik ısmarladım. elime geçerse onu da inceleyip, paylaşacağım.

15 Şubat 2018 Perşembe

Yapay Zekâ Zirvesi, 14 Şubat’ta İTÜ Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde düzenlendi.

Yapay zekâ teknolojisinin etkilerini ve geleceğini merak edenler için Türkiye Yapay Zekâ İnisiyatifi (TRAI) tarafından Türkiye’de ilk kez düzenlenen Türkiye Yapay Zeka Zirvesi 14 Şubat’ta Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde yapıldı.

Etkinlik kapsamında teknoloji alanında yetkili isimler, yapay zekanın etkileri ve geleceği, bireysel ve kurumsal açıdan değerlendi. Gün boyu gerçekleşen Yapay Zeka eğitimleri ile firmalar farklı konu başlıklarında uzmanlık alanları ile ilgili bilgi aktarımında bulundular. Panel ve söyleşilerin yapıldığı etkinliğin konuşmacıları arasında, yerli firmalardan teknoloji alanında yetkili isimler, dergilerin teknoloji editörleri ve akademisyenler yer aldı. Dünya Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hakan Güldağ moderatör olduğu Türkiye ve Yapay Zekâ Paneli'nde ETIYA CEO’su Aslan Doğan da konuşmacı olarak yer aldı.

“Yapay zeka girişimciler için fırsat”

"AI Tabanlı Chatbotlar" konu başlıklı eğitiminin de verildiği zirveye ilişkin açıklamada bulunan ETIYA CEO'su Aslan Doğan;

"Yapay zekayı bütün girişimciler için bir fırsat olarak görüyorum. Start-up’tan büyük kurumlara herkes teknoloji tarafında ciddi yatırımlar yapıyor, özellikle Türkiye yapay zeka dönüşümü ve otomasyon konularında fırsatları değerlendirip doğru kullanmak yolunda önemli gelişmeler kaydetti. Dolayısıyla Türkiye'nin bu konuda çok iyi bir noktada olduğunu düşünüyorum. Burada desteklenmek de çok önem taşıyor. Yapay zeka stratejik olarak görülmeli ve yerli yazılım tercihi için, girişimciler teşvik edilmeli. Bünyemizdeki 600’den fazla mühendisle, Türkiye'den Silikon Vadisi'ne, Singapur'dan Dubai'ye kadar dünyanın dört bir yanına yapay zeka ile güçlendirdiğimiz yazılım ürünlerini ihraç ediyoruz. ETIYA DIGITAL platformumuz ile müşteri ile entegrasyonu kuran ve işletmelerin ihtiyaçlarına yönelik hizmet çözümü sağlayan en uygun ürün gruplarını belirliyoruz. Yapay zeka çözümünün tüm dünyada hem müşteri hizmetleri alanında hem verimlilik hem de müşteri memnuniyeti açısından çığır açacağını düşünüyorum" dedi.

Etiya Hakkında:

Etiya, uluslararası altyapı standartlarına uygun ürün ve çözümler sunan Türkiye'nin en büyük kurumsal yazılım şirketidir. Müşteri İlişkileri Yönetimi, Katalog ve Algoritma Tabanlı Operasyon ve İş Destek Sistemleri, Müşteri ve Sosyal Medya Veri Analitiği alanlarında ürün ve çözümler sunmaktadır. 600’den fazla çalışan sayısıyla Amsterdam, Silikon Vadisi, İstanbul, Ukrayna, Singapur ve Dubai ofisleriyle hizmet vermektedir. Yüzde yüz yerli sermaye yapısı ile Türkiye’de AR-GE yapan ve ürün geliştiren bir şirket olan Etiya, kurulduğu günden bugüne global bir şirket stratejisi ile hareket etmektedir. Türkiye’de ve dünyada bir çok başarılı projeye imza atmış bir yazılım şirketi olarak rekabette bir adım öne çıkan ürün ve çözümleriyle uluslararası standartlara uygun olarak faaliyet gösterir. Yeni nesil, rekabet avantajı sağlayan ve kurumları dijital ekonomiye entegre eden ürün ve çözümleri; Türkiye’de ve dünyada bağımsız kuruluşlar tarafından birçok ödüle layık görülmüştür..

marketing@etiya.com
www.etiya.com

Bulut Kullanıcı Sayısı Yüzde 42 Arttı

IDC verilerine göre dünya çapında bulut harcamaları yüzde 25’in üzerinde artarken, Radore veri merkezinde bulut bilişimi tercih eden kullanıcı sayısı ortalamanın üzerinde artış gösterdi.

Radore, sunduğu bulut sunucu servislerinden faydalanan kullanıcı sayısının 2017 yılında yüzde 42 arttığını açıkladı. IDC verilerine göre genel bulut bilişim harcamaları dünya çapında yüzde 25,4 artarken, Radore’ye gelen talep dünya ortalamasının üzerinde gerçekleşti.

Yapılan araştırmalarda Türkiye piyasasının çoğunu oluşturan KOBİ’lerin yüzde 71’inin bulut üzerinde en az bir çözüm kiralayacağını belirtmesi, 2018 yılında da Türkiye’deki eğilimin artmaya devam edeceğini gösteriyor.

2018'de Bulut Bilişime Olan Eğilim Türkiye’de ve Dünyada Artacak

2018 yılında bulut bilişime olan eğilimin hem Türkiye’de hem de dünyada artacağını belirten Radore Veri Merkezi Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kubilay Akyol, “Yeni nesil teknolojiler ve veri miktarının her yıl katlanarak artması bulut bilişime olan ilgiyi artırıyor. Türkiye’deki şirketlerin özellikle yere iş ortaklarını tercih ederek 7/24 hizmet alabileceği yapıları tercih etmesi Radore’deki bulut bilişim kullanıcı sayısının dünya ortalamasından daha fazla artmasını sağladı” dedi.

İşletmeler neden bulut bilişimi tercih ediyor?

Radore’nin desteğiyle M2S araştırma şirketi tarafından farklı sektörleri temsilen 100 ve üzeri çalışanı olan toplam 250 kurum ile anket yapıldı. Araştırma sonuçlarına göre, her dört kurumdan biri bulut bilişime yatırım yapmayı planlıyor.

Araştırma sonuçlarına göre işletmelerin yüzde 57’si bulut servisi kullanmanın maliyetleri düşüreceğini öngörüyor. Bu da önümüzdeki yıllarda bulut servislerinin kullanım oranını hızlı bir şekilde artması anlamına geliyor. Araştırmaya göre işletmeler bulut servislerini şu üç nedenle tercih ediyor:

  • Verilerin güvenli ortamda saklanması
  • Operasyonel kolaylık
  • İş sürekliliği

Radore’nin bulut hizmetleri hakkında daha detaylı bilgi için radore.com/cloud-server adresini kullanabilirsiniz.

***

Kaynaklar:

https://www.idc.com/getdoc.jsp?containerId=prUS42889917

https://radore.com/blog/kobilerin-yuzde-71i-bulut-bilisime-sicak-bakiyor.html

https://radore.com/blog/turkiyede-bulut-hizmetleri-yerel-veri-merkezlerinden-aliniyor.html

25 Aralık 2017 Pazartesi


Türkiye’nin 3D yazıcı markası Zaxe’nin X1 modeli, seri üretime geçen ilk yerli üretim sertifikalı 3D yazıcı olma özelliğini taşıyor. X1, kolay kullanımı ve tasarımıyla Türkiye’deki birçok sanayi, Ar-Ge merkezi, sağlık ve eğitim kurumunun öncelikli tercihi oluyor.

Türkiye’nin 3D yazıcı markası Zaxe’nin, seri üretime geçirdiği ilk yerli 3D yazıcı modeli X1 üstün baskı teknolojisi, kolay kullanımı ve tasarımıyla dikkatleri üzerine çekiyor. Siyah renkli kasasının yanında kırmızı renk seçeneği de bulunan X1’de, kablosuz ağ ile uzaktan kontrol, otomatik güncelleme ve bulut bağlantısı bulunuyor. Zaxe X1’de basit ve anlaşılabilir Türkçe ara yüz ve renkli dokunmatik ekran ile kullanıcı odaklı tasarım sağlanırken, Zaxe’nin kendine özel yazılımı Zaxe Desktop ile çok kısa sürede modeller baskıya hazır hala gelebiliyor.

Zaxe X1, Türkiye’deki birçok sanayi, Ar-Ge merkezi, sağlık ve eğitim kurumunun öncelikli tercihi olmaya devam ediyor.

Fiyatı biraz tuzlu olan yazıcıyı Hepsi Burada'dan 10 bin lira civarına temin etmek mümkün.

Hemen ekleyeyim. Türkiye'de üretim yapmak ve teknolojik gelişmeler için çalışmak son derece önemli ve desteklenmesi gereken bir durum. Bu güzel ürünün rekabetçi fiyatlarla dünya pazarında bolca satılmasını diliyorum.

6 Kasım 2017 Pazartesi



Marsh, tarafından yapılan çalışmaya göre gıda ve içecek sektöründe, üretim sürecinde oluşan kirlilikten siber saldırılara uzanan birtakım risklerin söz konusu olduğu belirtiliyor. Bu anlamda en çok konuşulan konuların başında siber suçluların son dönemde yiyecek ve içecek şirketlerini para sızdırmak ve kar elde etmek için hedef almaları geliyor. Yiyecek ve içecek sektöründe yer alan şirketlerin, her ne kadar sorunları tamamen ortadan kaldıramasa da alınacak bazı önlemlerle gelir ve itibar kaybını en aza indirebilecekleri kaydediliyor.

Siber Saldırılarda Yeni Hedef
Yiyecek ve İçecek Sektörü!


Merkezi ABD’de bulunan Marsh Sigorta’nın yaptığı son araştırmaya göre, yakın gelecekte siber saldırıların yiyecek ve içecek sektörüne çok daha büyük zararlar vereceği belirtildi. Bu risklerden doğabilecek zararların, iş süreçlerini sekteye uğratmaktan gelir kayıplarına kadar yayılabileceği belirtiliyor. Yiyecek ve içecek şirketlerinin riskleri azaltma konusunda alabilecekleri bazı önlemler bulunuyor. Bunların başında ise dosya yedekleme, güncel yazılımların kullanılması, çalışanların bilinçlendirilmesi ve herhangi bir olumsuz durumda devreye alınacak müdahale planlaması yapılması yer alıyor.

Teknolojik Gelişmelerin Sektöre Etkisi İyi oldu ama...

Geçtiğimiz 10 yılda, iş dünyası teknolojinin güvenilirliğini esas alarak çok sayıda adım attı ve hemen hemen tüm şirketler altyapılarını teknolojiye uygun olarak değiştirdi. Yiyecek ve içecek üreticileri ve sektörün yan unsurları üretim hatlarını çalıştırmak ve üretim süreçlerini izlemek için bilgisayarları kullanmaya başladı. Bugün sadece büyük ölçekli üreticiler değil; örneğin restoranlar da müşteri işlemlerini yönetmek, rezervasyonlar, envanter ve diğer önemli işleri için teknolojiye bağımlı haldeler.

Siber Suçlular Sahnede!

Yiyecek ve içecek sektöründe teknolojinin kalıcı bir yer edinmesi siber saldırılar için yeni bir erişim ağının kapılarını açtı. Siber suçlular şimdilerde hem yiyecek ve içecek üreticilerini hem de restoranları hedef alıyor ve yeni ‘kazanç kapısı’ olarak büyük karlılıkların görüldüğü bu sektöre yoğun ilgi gösteriyor. Siber ataklar nedeniyle zarar gören MARSH işletmeler ya da üreticiler için ise sorunlar farklı şekilde ortaya çıkabiliyor: yolsuzluk, veri kaybı, artık işlerliğini kaybetmiş bilgisayar ve teknoloji ekipmanlarının değişimi, iş kesintisi ve arkasından gelecek gelir kaybı. Benzer örneklerin sık sık yaşanmasının ardından özellikle sabit kıymet sigortaları da kapsamlarını genişletti ve fiziksel zarardan ziyade siber saldırılar nedeniyle zarar gören işletmeler için yeni planlamalar yapmaya başladı.

Aklınızda Bulunsun

Yakın zamanda bir takım sabit kıymet sigorta şirketleri siber saldırıların teminat kapsamında karşılanacağı taahhüdünde bulundu.

27 Eylül 2017 Çarşamba

Kilsan Blog'da ilginç bir ürün gördüm az önce. Mimari açıdan olduğu kadar fonksiyonel bir hoparlör üretmişler.

Bulut şeklindeki hoparlör'e bluetooth üzerinden bağlanıp özelliklerini kontrol etmek mümkün.

Bulut çeşitli renkte ışık vermeye ayarlanabildiği gibi şimşek çakma efektlerine de sahip. Müzikle birlikte istenen renkte ışık da saçabiliyor.

Richard Clarkson tarafından tasarlanan cihaz, güçlü bir ses sistemi barındırıyor. İstenilen ışık ve renge adapte olabilen hoparlörler uzaktan kumanda ediliyor ve havadayken şarj edilebiliyor. İstenildiğinde farklı ortam seslerine, sesli sistemlere ve çevredeki diğer Bulut hoparlörlere de tepki verebiliyor.

Güzel bir fikir. Teknolojik öteberi ile dolan evlerde görüntü kirliliği yaratmadan ortamı şenlendirecek bir zamazingo gibi duruyor.

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *